12 Ocak 2022

Bir Kitap Bir Yazar: 68’Lİ YILLAR…

 

Bir Kitap Bir Yazar: 68’Lİ YILLAR…

Halit Suiçmez 

1964 yılında İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesinde başlayan bir gencin Üniversite Anıları..

1968 Öğrenci Olayları Avrupa’da da ülkemizde de çok önemli toplumsal olgulardan biridir.

Üniversite öncesi eğitimini Diyarbakır’da alan yazar, bu kitabında da öncekilerde olduğu gibi içten bir dil ve anlatım sergilemiştir.

1964-70 döneminde yaşanmış bir tıp öğrenciliği ve üniversitede gelişen olaylara katılım-önderlik süreci söz konusu olmuştur.

Tarihe tanıklık vardır bu eserde, çünkü nesneldir, belgeseldir ve çok titiz bir araştırmaya dayandırılmıştır.

Halil Hoca; 1947 yılında Varto’da doğmuş, 1970’te Tıp Fakültesinden mezun olmuş, daha sonra da Gastroenteroloji dalında uzmanlık almış ve çok çeşitli çalışma ve görevlerden sonra şimdi de profesör akademisyen yazar olarak görevlerine devam etmektedir.

Çok başarılı bir akademisyenliğin dışında yine yetkin bir yazar olarak; Kanguru Yayınlarından çıkan “Bir Ev…Bir Sokak…Bir Şehir…Diyarbakır Anıları”, “Zamanın Tanığı”, “Muhacirler” isimli yapıtları bulunmaktadır.

Muhacirler başlıklı belgesel romanı TRT tarafından belgesel olarak hazırlanıp gösterime girmiştir. Bu kitapta Birinci Emperyalist Paylaşım Savaşı sırasında Güneydoğu Anadolu’nun kentlerine ulaşmaya çalışan yüzbinlerce “Muhacir”in dramı anlatılmaktadır.

Değerli yazar ve akademisyen Halil Hoca’yı edebi ölçütler açısından, “toplumsal gelişmeleri edebiyatına yansıtan” bir yetkin yazar olarak niteleyebiliriz.

Ve buna örnek olarak hem “MUHACİRLER” hem de “68’li Yıllar” isimli tarihi belgesel roman ve anıları verebiliriz.

68’li Yıllar eserinde yazar kendini “sosyal demokrat..” çizgide ve üniversite gençliğinin tüm taleplerine duyarlı, eylemde onları izleyen ve haklı görüp üst yönetimlere ileten bir konumdadır. Mücadelenin içinde, yer yer önderlik de yapan ve üniversite reformlarının yaşama geçmesine katkı veren bir kişidir.

Halil Hocayla ortak noktalarımız sadece edebiyat değil, sadece kitaplarımızın Kanguru Yayınlarından çıkmış olması değil, zaman dilimleri farklı da olsa bazı ortak mekanlara da ayak basmışız.

Örneğin, ODTÜ, Ankara Cebeci’de Siyasal Bilgiler Fakültesi(Mülkiye). Hoca önce ODTÜ’ye giriyor, Sonra Siyasal’a da kayıt yaptırıyor ve babasının uyarısıyla İstanbul Tıp’a geçiyor.

Biz de ondan on yıl sonra önce ODTÜ sonra “siyasal” a geçiş yaptık..

Ve hem 68 hem de bizler 78 kuşağı için geçerli bir saptama yer alıyor kitabın başlarında..

“…68 kuşağı olarak yükseköğrenim alanı seçimi konusunda ne kadar bilinçsiz ve sahipsiz olduğumuzu itiraf etmeliyim…”(sayfa 22)

Kitapta tıp fakültesi anılarına geçmeden önce geniş bir İstanbul panoraması verilmiştir. Yaşanılan mekanların sadece genel görünümü değil, içsel ayrıntıları da klasik bir roman tadında betimlenmiştir. Beyoğlu- Sirkeci- Çiçek Pasajı-Eminönü- Adalar-Beyazıt- Vezneciler..

İkinci Bölümde ise, hekimliğe ilk adım, üniversitede yönetmelik değişimleri ve reformlar için boykotlar.. işgaller..

Sadece bir hekim değil, başbakan, kültür insanı Sadi Irmak..

“İhtiyarlık tedrici kurumadır” diyerek kendi fizyolojisini hep dinç tutan ordinaryüs Sadi Irmak..(sayfa 124-125)

Cerrahpaşa’nın ve Çapa Tıp’ın muhteşem hocaları..

Halil Hocanın içinde kalan saklı kişilik ve onunla hep tartışması…(sayfa 148)

Bölüm 3’de 68 olaylarının Fransa ve Türkiye’deki yansımaları..

“…Ne yazık ki, başta siyasal yönetimin anlayışsız ve ileriyi görmeyen tutumu sonucu olayların gelişmesi…”(sayfa 172)

Toplantılarda devrimcilerin yanında ateşli konuşmalar yapan ve daha sonra onun bir MİT ajanı olduğu anlaşılan Mahir Kaynak..

Ve bu Mahir Kaynak’ın yıllar sonra 1990’larda Gazi İktisatta benim Doktora Hocam olması..

Kitabın sonunda 68 kuşağının kimliğine ilişkin çok yerinde bir saptama..

“…başlarda farklı düşünceye sahip olmasına karşın, bütün gençler içtendi ve elbette yurtseverdi. O kuşak yani 1945-1965 arası doğan, farklı bir kuşaktı. Önce karşılıklı saygı ve sevgi, iş disiplini, insani değerler, ülke çıkarı ve yarına gelecek kuşaklara olumlu bir şeyler bırakmaktı amaçları.”(224-225)

Değerli akademisyen yazar Halil Değertekin’in bu eseri, yalın, doğru ve etkili anlatımıyla elli yıl önceki İstanbul’un toplumsal ve kültürel yaşamına bizi götürmektedir. Ayrıca büyük bir toplumsal dinamik olan 68 0laylarına tanıklık ederek Toplumsal Tarihimize belgesel nitelikte ışık tutmaktadır.

Elinize, dilinize, birikim ve deneyimlerinizi anlatma-yazma gücünüze sağlık diyelim değerli Hocam..

Demek ki insan hem iyi bir akademisyen hem üretken bir yazar ve doktor hem de tarihsel ve toplumsal kültür anlatıcısı olabilirmiş..

Çok yönlü olmak, yaşanan bireysel ve toplumsal tarihin tanığı olmak, yaşamın önemli ve günlük çizgilerini not etmek herkesin yaşlı-genç demeden yapması gereken işlerdendir.

Halil Değertekin’in öyküleri ve Muhacirler kitabı hakkındaki izlenimlerimizi de gelecek yazılarımızdan birinde değerlendireceğiz.

Hiç yorum yok: