25 Kasım 2018

Ziya Selçuk'un Sözünün Hükmü Ya da Kim Yalan Söylüyor?


                   Ziya Selçuk’un Sözünün Hükmü                            ya da 3600 Konusunda Kim Yalan Söylüyor?
Atalay Girgin*


Odatv’de yazmıştık: Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’un ağzından çıkan sözlerin, değeri ne olursa olsun, kendisine o makamı, sıfatı, statüyü lütfedenlerin icazet patentini taşımadığı sürece, ömrü yirmi dört saat bile değildir1.

Bu satırların üzerinden bir ay bile geçmeden, hem Ziya Selçuk hem de tüm eğitim camiası ve Türkiye öğrendi ki bakanın ağzından çıkan bir söz, ona o makamı ve statüyü lütfedenlerin mührü vurulmadığı sürece hükümsüzdür. Çünkü Ziya Selçuk, o makama, bakanlık koltuğuna, herhangi bir konuda icraatta bulunsun, başta öğretmenler olmak üzere, kendi personeline sözler versin ve yerine getirsin diye oturtulmamıştır. Aksine kabinenin imajı açısından, yalnızca izin verildiği kadarını yapsın ve kamuoyunda temsil görevinin gereği olarak rolünü oynasın diye getirilmiştir.

Ancak Milli Eğitim Bakanı, beklendiği gibi, kamuoyunda ve öğretmenler arasında gördüğü ilginin de etkisiyle, kendisine lütfedilen makam ve statünün asıl olarak imaj için olduğunu kısa zamanda unutmuştur. Bu unutkanlık hem büyük bir gafı hem de haddini aşmayı ortaya çıkarmıştır.

3600 Konusunda Kim Yalan Söylüyor?


Hatırlayacaksınız. Recep Tayyip Erdoğan, yani Ziya Selçuk’un  “güçlü liderliği için bakanlık görevini kabul ettim” dediği Erdoğan, "16 Haziran 2018 günü Samsun Mitinginde şöyle demişti: Kardeşlerim biliyorsunuz Meclis seçimler için tatile girmeden önce pek çok kritik düzenlemeyi hayata geçirdik. Bunun yanında polislerimizin, öğretmenlerimizin, hemşire ve din görevlilerimizin emeklilik ek göstergelerini 3600 e çıkardık. Böylece emekli ikramiyelerinde ve maaşlarında net yüzde 22’lik bir iyileşme sağladık2".

Yasal olarak söz ve eylemlerinden dolayı sorumsuz kabul edilen Erdoğan yalan söylemeyeceğine göre, üstüne basa basa “öğretmenlerin (…) emeklilik ek göstergelerini 3600’e çıkardık” demesine rağmen hala birileri “3600’de 3600” diye sayıklamaktadır. Hadi öğretmenleri anladık. Onlar hafıza-i beşerdir. Hafıza-i beşer de nisyan ile maluldür. Nisyan ile malul olanlar yalan da söyler, yanlış da…

Lakin Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’u anlamak mümkün değildir. Hem liderinin nerede, ne zaman, ne dediğini bilmeyerek büyük gafta bulunmakta, hem de haddini aşarak öğretmenlere 3600’ü ikinci kez çıkarma sözü vermektedir.

Bu durumda bir liderin yapması gereken, usulüne uygun olarak had bilmeyene haddini bildirmektir. Recep Tayyip Erdoğan da hem bakanın hem de kabinenin lideri olarak Ziya Selçuk’u kendi sözünün üzerine oturtmuştur. Bir liderin de yapması gereken budur. Gerisi hikayedir.

Peki; 3600 konusunda kim yalan söylüyor? Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk ve öğretmenler mi? Yoksa aylar önce 3600’ü çıkarttık diyen Recep Tayyip Erdoğan mı?

Karar sizindir! Yanıtı siz verin lütfen! 
2 https://odatv.com/andimizi-okutmayanlar-yargilanacak-mi-23111831.html

Hiç yorum yok: