Yüzleşmek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yüzleşmek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Kasım 2021

Yüzleşmek Zorunda Olduğumuz Sorunlar

 

Yüzleşmek Zorunda Olduğumuz Sorunlar

“Kötü Politikaların” Değil, “Kötü Sistemin” Eseri… 

Fikret Başkaya 

“Gerçek kalkınmanın dış ilişkilerin kontrolünü gerektirdiği mantıkî sonucuna varıyordum. Başka türlü ifade edersek, kopuşu gerektiriyordu ve kopuş olmadan girişilecek yapısal reformların başarısızlığı kaçınılmazdı”.1                                                                                                                                                                Samir Amin 

Türkiye ekonomisi her geçen gün daha çok dibe vururken, çöküş derinleşirken, ‘iyi politikalarla’ bu durumdan çıkılabileceği beklentisi ve umudu hala canlı… İşte, iyi bir merkez bankası başkanı, iyi bir hazine ve maliye bakanı “iyi politikaları” uygularsa, aracın düzlüğe çıkacağı sanılıyor… Oysa, gelinen aşamada artık ‘iyi politikaların’ bir işe yaraması mümkün değil. Dünyanın en yetenekli iki uzmanını o iki kurumun başına geçirseniz de şeylerin seyri değişmez… Artık sorunlar faizle – kurla oynayarak çözülebilir değil. ‘Kötü sistem’ dahilinde ‘iyi politikalar’ mümkün olmadığı için… Eğer aracın motoru bozuksa, sürücüyü değiştirerek aracı hareket ettiremezsiniz… 

O halde sadede gelebiliriz. Çöküş tablosunun gerisinde ne var? Buraya neden ve nasıl gelindi? Bu soruların cevabı 41 yıl geride saklı… 1980’de alınan virajın doğrudan sonucu. Amerikancı-NATO’cu generallerin darbesi sayesinde hayat bulan şu ünlü 24 Ocak Kararlarının bizi getirdiği yer… Cuntacı generallerin gerisinde NATO, ABD, CIA vardı ama 24 Ocak Kararlarının arkasında da IMF, Dünya Bankası, Dünya Ticaret Örgütü vardı… Tabii her zaman olduğu gibi 24 Ocak Kararlarıyla ilgili tevatür başkaydı. Türkiye dışa açılacak, ihracat öncülüğünde büyüyecek, zaferden zafere koşacak, muasır medeniyetin üstüne çıkacaktı… İyi de yapılmak istenen aslında ne idi? Kapitalizm ‘yapısal krize’ girmişti. Sermaye yeteri kadar değerlenemiyordu. Kâr oranlarını restore etmenin bir yolu da Türkiye gibi kapitalist dünya sisteminin çevresinde yer alan ülkelerden kaynak akışını artırmak, sömürüyü derinleştirmekti.